Bu aralar Riekerink i eleştiren çok ve yerine Fatih Terim’in gelmesini isteyen kişi sayısı da hiç az değil. Benim düşüncem gelecek için umut vaadettiği yönünde. Öncelikle takımı maçlara çok iyi hazırlıyor. Bu da iyi bir alt yapı hocası olduğuna dair bir işaret. Peki iyi bir a takım hocası olabilir mi? Bunu zaman gösterecek. Ayrıca Riekerink öncesi takımın ne kadar dağınık olduğunu hatırlayan Galatasaraylıların “Riekerink Bey diyeceksiniz!” Demesi normal.

Eksiği ne diye sorarsanız oyun içi mudahalelerindeki yanlışlar ve geç kalışlar. Bu da bu seviyelerde yeni bulunmaya başladığı için sürpriz değil. Buradaki kilit mesele hatalarından ders alıyor mu? Biz şunu çoğu zaman unutuyoruz. Hocalar da futbolcular gibidir. Kendilerini zamanla geliştirirler. Önemli olan aynı hatayı tekrarlayıp tekrarlamamaları. Mesela ben uzun süre Slaven Bilic i desteklememe rağmen son dönemlerinde aynı hatayı tekrar tekrar yapmasından sonra gitmesini savunmaya başlamıştım.

Fatih Terim konusuna gelirsek, bu dönemi Fatih Terim’in ikinci gelişinden önceki Lucescu dönemine benzetiyorum. Basın gereksiz derecede fazla eleştiriyor Riekerink i bence. Fatih Terim’in tarzını ve oynattığı futbolu beğenmesem de sonuç aldığı açık. GS’ın şampiyonluklarının 4 te birinden fazlası Terim dönemlerinde geldi. Yine de milli takım performansı bende soru işaretleri yaratıyor. İlk olarak eski cesur futbolu yok. Milli takımdaki 11 seçimleri buna en güzel örnek. Ayrıca takım üzerinde eskisi gibi hakimiyet kuramıyor. Arda kavgası buna örnek. Ve asıl beni şaşırtan hem kendi motive olamıyor hem de takımı motive edemiyor. Buna da örnek geride kalan avrupa şampiyonası.

Sayın Mehmet Demirkol’un bir sözü var, “Galatasaray’da Sneijder olmasa Riekerink İstanbul’a ancak seyahate gelirdi.” Diye. Bu doğru, buna katılıyorum. Bu mevzuda sıkıntılı olan bunu çok sık dile getiriyor olması. O zaman şunlar da söylenebilir, İsmail Kartal, Aykut Kocaman eski Fenerbahçeli futbolcular olmasa Fenerbahçe stadına ancak maç izlemeye veya Fenerium’dan alışveriş yapmaya gelirlerdi. Başarılarla dolu CV ye sahip olan bir teknik direktör getirmek daha az risklidir, doğru ama Mustafa Denizli gibi bir örnek de verilebilir. Küçük riskler de gerçekleşebilir. Riekerink riskli bir tercih olabilir ama GS yönetimi onda potansiyel görmüş olabilir ve yüksek getiri beklentileri olabilir. Şunu unutmamak lazım; Hagi, Bülent Korkmaz, Ertuğrul Sağlam, Aykut Kocaman, Rıdvan Dilmen büyük takımlara teknik direktör olduklarında Riekerink ten daha iyi bir teknik direktörlük CV sine sahip değillerdi.

Kısacası benim düşüncem GS taraftarı Riekerink Bey demeye devam etsin çünkü ilerisi için umut vaadediyor.

Advertisements