Öncellikle şunu söylemeliyim takım daha bir harmoni yakalayabilmiş değil. Oyuncular birbirinden kopuklar. Oyun akmıyor, aksine aksıyor. Zamanla bu sorun giderilecektir. Bu maçta şunu gördük, Beşiktaş’ta sniper, bitirici, leblebi gibi gol atan; ne derseniz deyin; ondan takımda yok. Ne santraforu ne kanat oyuncusu ne de orta saha oyuncuları. Talisca’dan umutluydum ama bu maçta o konuda da soru işaretleri belirdi kafamda. Adriano daha hazır değil. Bu durum beni çok şaşırttı. İkinci yarı takım oyundan düştü. Hem fizik olarak hem de mental olarak. Bu kabul edilemez. Atiba eski temposu ve gücünde değil. Bugün Tolgay’ın performansını gördükten sonra acaba Oğuzhan-Tolgay orta sahası denenebilir mi diye düşündüm. İlk yarıda Talisca’ nın sağ kanada daha yakın oynaması Q7 yi  çok rahatlattı. Bunları daha sık yapmalılar. Gelelim yediğimiz gole. Önceki yazımda bahsetmiştim. Duran toplarda Fabri ve takım arasında anlaşmazlıklar oluyor diye. Bu maçta da bu problem devam etti. Golde Fabri çok çok hatalı. Yine de Fabri’yi tercih ederim Tolga Zengin’i kalede oynatmaktansa. Beşiktaş’ın artık şu duran top üzerine çalışması lazım. Üst üste iki maçta duran topta arka direkten gol yedi. Bu iki golde de futbolcular bomboştu. Birinde Fabri az hatalıydı, birinde çok hatalıydı. Ayrıca bir not da biz taraftara, o kadar akustiği iyi olan stada sahibiz, taraftarlılığımızla övünürüz; penaltı pozisyonunda düdüğü çaldıramadığımız gibi sonrasında da hakemi dağıtamadık. Takım gibi tribünler de daha harmoni yakalayabilmiş değil.

Advertisements