Bugün anayasa değişikliği için yapılan referandumu geride bıraktık. Sonuçlar Anadolu Ajansına göre belli olmuş, YSK ya göre ise daha kesinleşmemiş durumda. Bu seçim insanın içine sinen bir seçim oldu mu? Bence olmadı. Mühürsüz zarf ve pusula ile kullanılmış bu kadar oy varken insanın içine sinmez zaten.

Gelelim neden çöküşün başlangıcı olarak gördüğüme. Öncellikle şöyle kabul edelim. Yapılan itirazlar asılsız ve evet oyu verenlerin yüzdesi 51 olduğunu varsayalım. Bu durumda ülkenin neredeyse yarısının onaylamadığı bir sisteme geçmiş olmanın ağırlığını omuzlarında taşıyor olacak AK Parti. Bu birinci sıkıntı. İkinci sıkıntı ise artık bir bahanesi kalmamış olacak ve olası bir sorunda hedef haline gelecektir. Örneğin çıkacak bir ekonomik kriz, artan işsizlik gibi problemlerin faturası AK Parti’nin merkez binasına kargolanacaktır. Bir diğer problem ise 3 büyük şehrin kaybedilmiş olduğu gerçeği. Yani kısacası Sayın Erdoğan’ı taraftar niteliğinde desteklemeyen %50’den fazla bir kitle var bu üç şehirde.  Bu da demek oluyor ki AK Parti’ye soğuk bakan seçmen kendi belediye başkanı adayını (herhangi bir partiyle bağı olmayan) gösterip belediye başkanlığı seçimlerini kazanabilir. Bir iktidar partisi için İstanbul Belediyesini kaybetmenin ne kadar darmadağın edici bir etkisi olduğunu söylememe gerek yok herhalde.

Gelelim oylar geçersiz sayıldığında hayır çıkmasına. Böyle bir şeyin gerçekleşeceğini sanmıyorum ama gerçekleştiğini varsayalım. Bu AK parti için kaotik olur. Kaybettiği ilk seçim olarak ilk domino taşı etkisi görür. Buna bir de 3 büyük şehrin kaybedilmesi eklenirse yıkıcı bir sonuç olur. Erken seçime gitmek durumunda bile kalabilir. Halk seni tam anlamıyla desteklemiyorken de bu girişim çok büyük bir risk olur.

Son olarak da yeni anayasanın özelliklerinden bahsedeyim. Yeni sistem yürütmeyi tek bir kişiye indirgiyor. Bu da aslında partilerin sabitlenmiş oy dağılımında gerçekleşemeyecek senaryoların gerçekleşebileceği anlamına gelir. Şu durumda aslında AK partinin genel seçimde iktidarı kaybetmesi çok zor. Fakat bir bireyin, bağımsız bir bireyin, CHP-MHP-HDP üyesi olmayan bir bireyin Erdoğan karşısında zafer kazanması çok olası. Çünkü önünde ne partilerin geçmişinden gelen bir ön yargı var ne de önünde %10 barajı gibi kocaman bir engel var. Tek yapması gereken şey ise seçmenin kalbini kazanmak. Ülkenin %49 u da başarılı umut vaat eden bir aday çıkarabilir diye düşünüyorum.

Advertisements